Teknoloji 211 Kez Okundu 0

Yapay zekalara vicdan algoritması geliştiriliyor

Teknoloji devi Microsoft’ta suni zekâ algoritmaları üstüne incelemeler yapan Türk mühendis Ece Kamar, bir taraftan Beyaz Saray amacıyla rapor hazırlıyor, başka taraftan Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’ya danışmanlık veriyor. 34 yaşındaki Kamar’ın eksper bulunduğu husus ise suni zekâların ahlaklı ve vicdanlı olması.

Hürriyet gazetesinden Ahmet Can’ın haberine göre, dijitalleşen bir dünyaya doğru olan yolculuğumuzun en mühim mimarlarından biri ise suni zekâ (artificial intelligence). Yazılım algoritmalarının insan yerine karar verilen bu teknoloji hem büyük bir dikkatle karşılandı hem de büyük münakaşa yarattı. Tartışmaların kaynağında ise ‘Yapay zekâ algoritmalarının ahlakı ve vicdanın nasıl olacak?’ sorusu vardı. İşte bu soruya yanıt arayan isimlerden biri de Türk mühendis Ece Kamar. Şu anda Microsoft’un ABD’deki merkezinde suni zekâdan mesul olarak incelemelerini sağlayan Kamar bir taraftan bu hususta Beyaz Saray amacıyla rapor hazırlıyor başka taratan Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’ya danışmanlık veriyor.

Teknoloji devi Microsoft’ta suni zekâ algoritmaları üstüne incelemeler yapan Türk mühendis Ece Kamar, bir taraftan Beyaz Saray amacıyla rapor hazırlıyor, başka taraftan Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’ya danışmanlık veriyor. 34 yaşındaki Kamar’ın eksper bulunduğu husus ise yapay zekâların ahlaklı ve vicdanlı olması.
Hürriyet gazetesinden Ahmet Can’ın haberine göre, dijitalleşen bir dünyaya doğru olan yolculuğumuzun en mühim mimarlarından biri ise suni zekâ (artificial intelligence). Yazılım algoritmalarının insan yerine karar verilen bu teknoloji hem büyük bir dikkatle karşılandı hem de büyük münakaşa yarattı. Tartışmaların kaynağında ise ‘Yapay zekâ algoritmalarının ahlakı ve vicdanın nasıl olacak?’ sorusu vardı. İşte bu soruya yanıt arayan isimlerden biri de Türk mühendis Ece Kamar. Şu anda Microsoft’un ABD’deki merkezinde suni zekâdan mesul olarak incelemelerini sağlayan Kamar bir taraftan bu hususta Beyaz Saray amacıyla rapor hazırlıyor başka taratan Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’ya danışmanlık veriyor.

SÜRÜCÜSÜZ OTO SEÇİMİ

Şu anda suni zekâ ile ilgili en mühim hususnun toplum üzerindeki tesiri bulunduğunu bildiren Kamar şunları söyledi: “İnsanların hayatına dokunan kararların bilgisayarlar doğrulusunda alındığı bir devreye giriyoruz. Aynı vakitte kritik zararların da verilebileceği bir dönem. Toplumdaki çoğu kritik karar otomasyonla verilmeye başlandı. Örneğin şu anda ABD’de hakimlere suni zekâ algoritmalı yazılımlar veriliyor.
Biri hakim önüne çıkarıldığında kefaletle serbest mi bırakılacağının, yoksa tutuklu mu kalacağının kararı suni zekâ doğrulusunda veriyor. Yapay zekâ algoritmalarının kullanıldığı eğitimden insan kaynaklarına kadar insana dokunan çoğu örneği var. Bir sürücüsüz (otonom) otomobil hata yaptığında insanlar ölebilecek. Örneğin bir Tesla sürücüsü hayatını kaybetti. Bu amaçla bizim amacıyla çok mühim bir husus haluna geldi. Yapay zekânın toplum üzerindeki tesirini ele alıp, insanların hayatına aslında yararlı olup, iyi değerler katması gerekiyor. Yani sürücüsüz bir otomobil kaza hemen kime ya da neye vuracağının seçimini yapabilmeli. Birini öldürmek yerine zarar görmeyecek bir cisme çarpabilecek, ya da öldürme kaçınılmazsa tercih yapabilecek. “

EŞİTSİZLİK İÇİN ÇÖZÜM

Yapay zekânın tamamiyle veriden beslendiğinde iyi şeyler öğrenebileceği gibi kötü şeyler de öğrenebildiğini kaydeden Kamar, “Kötü şeyleri öğrenmesini nasıl engelleriz, eşitlik nasıl sağlarız? ABD’deki şirketlerin insan kaynaları departmhemen kullandığı suni zekâ algoritmalarının en büyük bozukluğu kadın yazılımcılar. Çünkü makineler bilgilerden öğrenim çıkarırken o pozisyonda daha evvelce çalışmış şahıslara bakıyor. Yazılımcılar da kadınların seviyesi yüzde 10 bulunduğu amacıyla suni zekânın insan kaynaklarına önerdiği şahıslar de çoğunluk erkeklerin oluyor. Çünkü suni zekânın kanıtı böyle. Bu tarz önyargıları suni zekâ algoritmalarında çok çok görmeye başladık. Yapay zekâ algoritmaları kusursuz çalışmadığında insanların doğrularını bu yazılımlara nasıl verebiliriz ve nasıl daha iyi eğitiriz diye çalışıyoruz” dedi.

“Makinelerin insanlar ile ilgili daha adil kararlar vermesini sağlıyoruz”

Yapay zekânın insana dokunduğu her uygulamada etik yargıların devreye girdiğini ifade eden Kamar şunları söyledi: “İyi niyetli bir suni zekâ kullanıyorum diye bir husus yok. Örneğin; Los Angeles’taki hangi evsiz gençlere AIDS eğitimi verilmesi gerektiği üstüne bir suni zekâ programı geliştirildi. ‘Ne kadar iyi niyetli bir algoritma’ diye düşünebilirsiniz. Fakat işin arka planı öyle değil. Hangi gençler bu eğitimi alacak ya da alamayacak. Oldukça eşit olmayan bir hal söz hususu olabilir.” Yapay zekânın etik ve vicdan sorunini çözüme ulaştırmak amacıyla çalışmalar gerçekleştirdiğini bildiren Kamar, “Şu anda Microsoft’ta bilgisayarları bilgilerle eğitirken verinin hijyenik duruma getirilmesi üstüne çalışıyoruz. Bu tarz sorunları makinelere öğretmeye çalışıyoruz. Bazı koşulları öğreterek, makinelerin insanlar ile ilgili daha adil kararlar vermesini sağlıyoruz. Yapay zekânın öğrenme mekanizmasını değiştirip, değer yargılarıyla öğrenmesi üstüne çalışıyoruz. Aynı vakitte çoğu sorun verinin kötülüğünden kaynaklanıyor. Hiçbir veri kusursuz değil. Verinin içersinde normalde bilgisayarın bilmesi gereken ama temsil edilmeyen taraflar var” diye hususştu.
“İnsanla makinenin güzellikleri birleşiyor”
Microsoft’un yaptığı çalışmalarda suni zekânın insanların hususmunu alabilmek yerine onların günlük yaşamını daha verimli ve daha mutlu duruma getirmek bulunduğunu bildiren Kamar, “Hiçbir insan kusursuz değil. Her birimizin sorunları ve ön yargıları var. Makineler de aynı şekilde. Bizim amacımız insanların güzellikleriyle makinelerin güzelliklerini birleştirmek. Hiçbir vakit bir algoritmanın kendi kendisine karar vermesinden heyecan duymuyorum. İnsanla makineleri birleştirebiliyorsa ve bunun sonucundan da daha iyi bir netice alınabiliyorsa işte o vakit dünya daha güzel olur. Geçen sene göğüs kanseri olan şahıslar incelendi. Metastas yapmış mı, yapmamış mı diye araştırıldı. Şu anda bir radyoloji profesörünün bu husustaki doğruluğu yüzde 3.5 civarında. Derin öğrenim tekniği uygulandı. Yapılan bu çalışmanın hata seviyesi ise 7.5. Fakat bu algoritmayı insana vasıta verince ve birlikte çalışması sağlanınca hata seviyesi yüzde 0.5’e düşüyor” dedi.

“Algoritmik yaklaşım kısıtlıyor”

Dijital dünyada suni zekâ ile yasenean algoritmik katagorilerin ticari kaygılarla tasarlandığını bildiren Kamar, “Sistemler, yazılımlar sana şunları beğenmelisin diyor. Siz bu alternatiflerden seçince, buna göre öneriler oluşturuyor. Fakat yapılan bu öneriler gerektiğince kısıtlı ve bu kısıtlı alternatifler kırılamıyor. Amacımız bunu aşmak. Şu anda geliştirdiğimiz suni zekâ örneklerine yalnızca bilgiler yerine insanların keşfetme duygusunu da aşılamaya çalışıyoruz” diye hususştu.

Ece Kamar kimdir?

1983, İzmir doğumlu olan Ece Kamar, Bornova Anadolu ve İzmir Fen Lisesi’nde okudu. 2005 senesinde Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Doktora derecesini Prof. Barbara Grosz ile çalışarak Harvard Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri’nden aldı. Harvard’da Robert L. Wallace Ödül Bursuna ve Microsoft Araştırma Lisansüstü Araştırma Bursu mükafatına layık görülen Kamar, Harvard’daki çabuk çalışmasında etkili insan-bilgisayar grup çalışması amacıyla modeller ve algoritmalar üstüne odaklandı. Kamar, şu anda Redmond’ta tespit edilen Microsoft Araştırmaları yapısında Uyarlamalı Sistemler ve İletişim grubunda kıdemli incelemeci olarak vazife yapıyor. Hem de en saygın suni zekâ yayınlarında, 40’tan çok hakemli dergide yayını tespit edilen Kamar’ın incelemelerından bazıları patent alarak Microsoft ürünlerinde kullanıldı.


{Ali TEMEL}

2005 yılında bilgisayar ve web merakı ile başlayan, birçok firma bünyesinde çalışarak kendini geliştirerek 2013 yılında ilk şirketini kurmasıyla şekillenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir