Genel 171 Kez Okundu 0

Ülkemizde teknoloji adına önemli adımlar atılmaya devam ediyor

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, “Türkiye bundan sonra bir taraftan fiziki olarak makine teçhizatı yaparken, diğer taraftan bunları yöneten, yapılış amaçları tarafında tüketimini etkin şekilde gerçekleştiren akıllı sistemleri, program sistemlerini de üretiyor.” dedi.

Altunyaldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, üreten, ihraç eden, büyüyen ve istihdam yaratan bir ülke olma yolunda süratle ilerlediğini söyledi.
AK Parti hükümetinin 15 senedir büyümeyi ve istihdamı merkeze aldığını bildiren Altunyaldız, “Hükümetimiz Türkiye’yi küresel aktör yapma çabasıyla çalışmalarını sürdürüyor. Şu anda, beraber üretmeyi, Türkiye amacıyla, herkes amacıyla çalışmayı her bireyin ajandasına, düşüncesine yerleştirmiş durumda.” ifadelerini kullandı.
Altunyaldız, Türkiye’nin her alanda geleceğe güvenle bakan bir ülke olduğunu vurgulayarak, “Türkiye bundan sonra eski Türkiye değil. Savunma sanayisi bölümünde da son 15 yılda, önceki dönemlerde esası atılan hem işletmelerle hem projelerle, bu projelerin gelişmesiyle, işletmelerin büyümesi ve yeni çalışma yöntemlerini keşfetmesiyle mühim uzaklık katedildi.” diye konuştu.

En mühim yeni çalışma yönteminin tedarik zincirini genişletmek olduğuna ilgi çeken Altunyaldız, “Tüm KOBİ’leri, Türkiye’deki bütün yetenekleri, savunma sanayisi bölümünde değerlendirmek, onları partner, paydaş gerçekleştirme zihniyetiyla savunma sanayimiz kendine yeterlilik seviyesinı yüzde 60’a kadar çıkarmış durumda. Önümüzdeki senelerde bu sayı yüzde 70-80’lere çok süratli bir şekilde çıkacak.” değerlendirmesinde bulundu.

“İstediğimiz kadar piyade tüfeği üretebilecek durumdayız”

Hiçbir ülkenin rastgele bir alanda kendine yüzde 100 yetkinliğinden bahsedilemeyeceğine işaret eden Altunyaldız, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Küresel dünya bundan sonra birleşik çalışıyor. F-35 uçağının belli parçalarını biz üretiyoruz. Dünyadaki diğer projelerin belli parçalarını biz yapıyoruz. Bizdeki belli ürünlerin parçalarını dünyanın diğer bir ülkesi yapıyor. Yetkinliklerinizi belli düzeye ulaştırmanız, birleşik bir çalışma zihniyeti ortamında bu amaçlare varmanız lazım. Bugün yüzde 60’sınız. Bunu yüzde 70-80’lere hem de gerektiğinde yüzde 100’e çıkarabilecek durumdasınız. Önemli olan; birim başına verimlilik, ekonomik ölçek ve karlılıktır. Buradaki amaç, savunma sanayisinde üretim gerçekleştirme. Mesela kendi piyade tüfeğimizi yapabilmek ki şu anda 3 adet firmamız üretir durumdadır ve bundan sonra istediğimiz kadar üretebilecek durumdayız. Önemli olan kendi tankınızı, helikopterinizi, roket sistemlerinizi yapabilecek kabiliyetin geliştirilmesidir. Yani mühim olan her şeyi yüzde 100 Türkiye’de üretmek gibi bir anlayış değil, bu yetkinliğe sahip olmak, buradaki seviyesi artırmak, verimliliği, karlılığı ve yetkinliği yakalayarak ülkenin bütün bu alanlardaki kabiliyetlerini artırmaktır. Biz şu anda bunu yapıyoruz.”

“Yapabildiğimizi gördük ve gururlandık”

Altunyaldız, komisyon olarak ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve TAI’yi ziyaret ettiklerini dile getirerek, şu şekilde devam etti:

“Bu ziyaretlerde, ülkemizin savunma bölümünde gereksinim duyduğu her türlü teçhizatı, helikopterden tanka, denizaltından roket yapımına her alanda büyük yetkinlik geliştirdiğimizi, bunları yapabildiğimizi gördük ve gururlandık. Bunları yapabiliyoruz ama bütün bunları yönetecek akıllı sistemleri elde edebiliyor muyuz? Herkesin aklında bu var. Makineyi, teçhizatı üretiyor ya da alıyoruz, uluslararası projelerin parçası oluyoruz fakat bunları kumanda eden, yöneten sistemleri yapabiliyor muyuz? Evet bundan sonra bunları da yapıyoruz. Türkiye bundan sonra bir taraftan fiziki olarak makine teçhizatı yaparken, diğer taraftan bunları yöneten, yapılış amaçları tarafında tüketimini etkin şekilde gerçekleştiren akıllı sistemleri, program sistemlerini de üretiyor.”

Savunma sanayisinde gelinen noktanın, inançlı ve şuurlu çalışmanın neticesi olduğununaltını çizen Altunyaldız, üniversiteler ve özel şirketlerle beraber çalışıp, bütün firmaları paydaş yaparak düzenin sürdürülebilirliğinin sağlanacağını aktardı.

Altunyaldız, savunma sanayisinde oluşturulan çalışmaların diğer alanlarda da artarak devam edeceğini ifade ederek, “Ülkemiz, amaçlar tarafında, küresel dünyada, üreten, ihraç eden, kendi markaları, tasarımıyla istek ettiğimiz amaçlara, hem ekonomik büyüklük olarak hem de marka sahipliği olarak ulaşacak. Türkiye hem istihdamıyla hem ihracatıyla hem de büyümesiyle müreffeh, ilerleyen bir ülke konumunda yoluna devam edecek.” diye konuştu.


{Ali TEMEL}

2005 yılında bilgisayar ve web merakı ile başlayan, birçok firma bünyesinde çalışarak kendini geliştirerek 2013 yılında ilk şirketini kurmasıyla şekillenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir