İnternet 17 Kez Okundu 0

Sosyal medya sizi yakından izliyor

Cep telefonu ve bilgisayarların hayatımızın bir parçası olmasının sonrasında siber emniyet haberleri gündemden düşmüyor. Yapılan incelemeler teknoloji devleri istemeseniz de sizi yakından izlediğini meydana koyuyor. Nasıl mı? Facebook, sizi programlamayı kullanmıyorken bile izliyor LinkedIn özel mesajlarınızı tarıyor. Twittter da mesajlarınızı saklıyor ve işliyor.

Cep telefonunuzu elinizde nasıl tuttuğunuza dair bulgular, mesajlarınızı taranması , bulgularinizin üçüncü doğrultulara ve şirketlere aktarılması…

Bunlar, birtakım teknoloji devlerinin sitelerine ve programlarına kaydolurken kabul ettiğiniz şeylerden yalnızca üçü.

BBC’nin araştırması, mahremiyet politikası ve kullanım koşullarında sarfedilen dilin anlaşılabilmesi amacıyla üniversite eğitiminin lüzumlu olduğunu belirleme etti.

Ancak sarfedilen teknolojik jargonu biraz yakından incelediğinizde, bulgularinizin nasıl kullanıldığına dair muazzam gerçekler gözler önüne seriliyor.

Peki teknoloji devleri şahsi bulgularınızı nasıl toplayıp kullanıyor?

BBC News’den Tom Calver ve Joe Miller bunu 7 başlıkta derledi:

1. Nerede olduğunuz izin vermeseniz bile izleniyor

Çoğu program, cep telefonunuzun Küresel Yer Belirleme (GPS) sistemini kullanarak nerede olduğunuzu izleme izni istiyor. Kullanıcılar isterlerse bu isteği reddebiliyor.

Ancak izin vermeseniz de nerede olduğunuzu görebiliyorlar.

Örneğin Facebook, telefonunuzun GPS’i dışında nerede olduğunuzu ele veren bulgulari topluyor. Nerede olduğunuz hala kullandığınız IP adresi ve yaptığınız “check-inler ve katıldığınız etkinlikler” üzerinden izleniyor.

Twitter da bulunduğunuz yerle alakalı verilere “ihtiyaç duyuyor” ve bunu “IP adresi ya da aygıt ayarlarından alınan sinyaller üzerinden” yaptıklarını belirtiyor. Şirket bunun “hesaplarınızı güvenilir bir şekilde kurmanız ve korunmanız amacıyla gerektiğini” söylüyor.

2. Verilerinizi üçüncü doğrultulara ileten şirketler var

Kullanım koşullarını kabul ettiğinizde, sık sık bulgularinizi kullandığınız programya vermiyorsunuz. Gruplar arası çoğu veri paylaşımı yapılıyor.

Örneğin, çöpçatan programı Tinder topladığı bulgulari Match Grubu’yla paylaşıyor. Bu grup, OkCupid, Plenty of Fish ve Match.com gibi çöpçatan sitelerinin sahibi.

Tinder bunun “bakım, müşteri hizmetleri, pazarlama ve amaçlı tanıtımlar amacıyla yapıldığını” ve kullanım koşullarını ihlal eden kullanıcıların programdan çıkartılacağını söylüyor.

Microsoft’un iki sene evvelce satın aldığı LinkedIn’in mahremiyet politikasında “Microsoft da dahil ortaklarımızın sağladığı hizmetleri kullandığınızda da bulgularinizi alıyoruz” deniyor.

3. Üçüncü doğrultuların kullanım koşullarına da tabiisiniz

Teknoloji devlerinin kullanım koşullarını okumak da yeterli olmayabilir. Verilerinizi alan başka şirketlerinkini de okumanız gerekebilir.

Amazon bulgularinizi üçüncü doğrultularla da paylaşabileceğini söylüyor ve kullanıcıların kendi kullanım koşullarıyla beraber “üçüncü doğrultuların da mahremiyet politikalarını ve kullanım koşullarını ilgiyle incelemeniz gerektiğini” söylüyor.

Ya da Apple ürünlerini kullanıyorsanız, şahsi bulgulariniz Apple’a “bilgi işleme, taksitlendirme amacıyla kredi açma ve Apple ürün ve hizmetlerine olan ilginizi değerlendirme servisi yayınlayan şirketlerle” paylaşılıyor.

Avrupa Birliği’nde yeni programya giren Genel Veri Koruma Kuralları (GPDR) şirketlerin kullanım koşullarında bu üçüncü doğrultu şirketleri listelemesini gerektirmiyor.

Ancak Privacy International isimli yardım kuruluşundan Ailitih Callander, bu durumun endişe verici etkisi olma ihtimalini söylüyor.

Callander, “Bu, şirketlerin profilinizi çıkartmak amacıyla bulunduğunuz yeri, ilgi alanlarınızı, telefon defterinizdekileri ve çok daha çoğunu kullanabilmesi manasına geliyor. Mahremiyet politikalarını okumak çok uzun bir iş olabilir, fakat hangi bulgularin namacıyla toplandığına ve kimlerle, nasıl ve ne namacıylale paylaşıldığına bakmak amacıyla süre ayırmanız önemli” diyor.

Öte yandan Wikipedia, şahsi bulgularinizi pazarlama hedefiyle üçüncü doğrultularla pazarlama hedefiyle paylaşmıyor. Kullanım koşullarında ilaveten “ziyaret etmediğiniz üçüncü doğrultu internet sitelerinin sizi izlemesine izin vermediğini” bilhassa vurguluyor.

4. Tinder, jiroskop bulgularinizi de topluyor

Bazen bulgularin toplanması isim, yaş ve yerin ötesine de gidiyor.

Tinder, programın telefonun ivme ölçerini (hareketleri tartmak amacıyla) jiroskopunu (telefonunuzu tuttuğunuz açıyı ölçen sistem) ve pusulanızın sağladığı bulgulari de topladığını söylüyor.

Ancak bu bulgularin tam olarak ne namacıylale toplandığı ve kullanıldığı açıklanmıyor.

5. Facebook sildiğiniz aramaları da kayıt altında tutuyor

Facebook size, geçmişte yaptığınız aramaları silme alternatifi sunuyor ve kullanıcılar bu şekilde arama geçmişlerinin tamamiyle silindiğini sanıyor.

Ancak problem şu ki, aramalar silinmiyor.

Veri politikasında arama geçmişinin istendiği vakit silinebileceği fakat arama girdilerinin 6 ay sonra sileneceği belirtiliyor.

6. Facebook sizi programlamayı kullanmıyorken bile izliyor

Facebook, sizi programlamayı kullanmıyorken, hem de bir Facebook hesaplarınız olmasa bile izliyor.

Şirketin veri siyasetine göre şirket “reklamcılar, program geliştiricileri ve yayıncılarla çalışıyor” ve şunlar Facebook İş Aracı denilen sistemle “Facebook dışındaki faaliyetleriniz ile alakalı bilgi gönderebiliyor”

Facebook’a bu ortakları vasıtasıyla iletilen bulgular arasında, telefon aygıtınız ile alakalı bulgular, girdiğiniz internet siteleri, internet üzerinden yaptığınız alışverişler ve görüldüğü tanıtımlar da dahil.

Bir Facebook hesaplarınız olsa da olmasa da, ya da hesaplarınıza girseniz de girmeseniz de bu bulgular iletiliyor.

7. LinkedIn özel mesajlarınızı tarıyor

Özel mesajlarınızın aslında özel olduğunu sanıyorsanız, bir daha düşünün.

Mahremiyet siyasetine göre LinkedIn mesajlarda “otomoatik tarama teknolojisi” kullanıyor.

Bu arada Twittter da mesajlarınızı saklıyor ve işliyor.

Twitter, “Kiminle ve ne vakit etkileşim kurduğunuza dair bulguları (fakat mesajların içeriğini değil) hizmetlerinin tüketimini daha iyi kavramak ve platformun güvenilirliğini sağlamak amacıyla kullandığını” söylüyor.


{Ali TEMEL}

2005 yılında bilgisayar ve web merakı ile başlayan, birçok firma bünyesinde çalışarak kendini geliştirerek 2013 yılında ilk şirketini kurmasıyla şekillenmiştir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir