Genel 5 Kez Okundu 0

Huawei, Her Yıl Üniversitelere Karşılıksız Olarak 300 Milyon Dolar Ödeyeceğini Duyurdu

Akıllı telefon piyasasında gerektiğince süratli artan fakat daha sonra ABD ve Çin ticaret savaşına kurban giden Huawei, kendi önlemlerini alıyor.

ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşından en büyük darbeyi alan şirketlerden bir tanesi -hatta birincisi- olan Huawei, ABD’ye olan bağımlılığını azaltmak ve teknoloji konusu ile ilgili ABD’nin etkisinden kurtulmak amacıyla kendisine ve başka Çinli şirketlere yeni rotalar çiziyor.

BD ile tansiyonun gerektiğince alevlendiği geçen Nisan ayında Huawei, asli incelemeleri ilerletmek amacıyla Stratejik Araştırma Enstitüsü ismini verilen departmanı kurdu. Enstitünün atanan başkanı ve Huawei’nin yöneticilerinden olan Xu Wenwei, “İnovasyon 2.0” ismini verdikleri, şirketin yeni bölümünde bu departmanın en mühim oyuncu olacağını söyledi.

İnovasyon 1.0 kaliteli tüketici ürünleri yapmaya odaklanırken; 2.0, bilgi ve etkileşim teknolojileri üstüne ilerlemiş asli tetkik arayışında olacak. Bunun amacıyla de şirket, önümüzdeki 10 sene süresince dünyadaki detaylı üniversitelerin laboratuvarlarına senelık 300 milyon dolar yatırım yapacak. Genellikle yatırım amacıyla görsel programlama, daha iyi algoritmalar ve daha verimli veri tabanları gibi alanlara odaklanacak ve şirketin telefonlarını bir ileri aşamaya hazırlayacak.

Xu, kurulan enstitünün, şirketin durumu hazırda varlığını devam ettiren tetkik işbirliklerinin devamı olduğunu vurguladı fakat hiç kuşku yok ki şirket, Çin ve ABD arasındaki stresten bundan sonra daha az etkilenmek amacıyla de bu yola başvurmayı seçiyor.

Şirketin gelirlerinin yarısından çoğu Çin dışından geliyor ve çoğu ülke ABD ile işbirliğine daha yakın bir çizgi izliyor. Şirket, denizaşırı ülkelerdeki üniversitelerin laboratuvarlarına para akıtarak hem uluslararası itibarını toparlamak hem de uzun vadeli negatif finansal etkilerden kurtulmak istiyor.

Huawei’nin bu yeni yatırımları ABD’ye karşı tetkik arkadaşlarını ve müttefiklerini tekrardan kazanmak amacıyla geliştirilmiş gibi görünüyor. Xu, şirketin, laboratuvarlardan rastgele bir geri ödeme ya da hisse gibi dönüşler beklemediğini de belirtiyor. Şirket, bunların yerine bu paranın, profesörlerin incelemelerina devam etmesini sağlamasını ve akademik incelemeler yayınlayarak endüstrinin kalanıyla bilgi paylaşılmasını sağlamasını umut ediyor.

Bu konunun kendilerine nasıl yardımcı olacağı içeriğine da değinen Xu, “Profesörler incelemelerini yayınladıklarında, alandaki en ileri tarafı öğrenmiş olacağız. Daha sonra mühendislik yeniliklerini, bulguyu ürüne dönüştürmek amacıyla kullanabileceğiz” şeklinde açıkladı.

Şirketin bu yaklaşımı, hiç kuşkusuz ki yaygın ticaret savaşında şirketin halkla temaslar konusu ile ilgili büyük puanlar kazanmasını sağlayacak. Tabii ki şirketin güttüğü tek siyaset da bu değil, Huawei’nin sitesinde yer alan verilere göre, şirketin iş gücünün %45’i Ar-Ge departmanında bulunuyor.

ABD’nin desteği olsun ya da olmasın şirketin gelişmeye devam edeceğini ifade eden Xu, “Bilimin sınırları yoktur. Doğası gereği küresel işbirliklerine gereksinim duyar. Doğası gereği zaptedilemez olmalı.” dedi.


{Ali TEMEL}

2005 yılında bilgisayar ve web merakı ile başlayan, birçok firma bünyesinde çalışarak kendini geliştirerek 2013 yılında ilk şirketini kurmasıyla şekillenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir